Hatıralar, geçmişte kalmış fakat hafızaları süsleyen, unutulmayan yaşanmışlardır

DEĞERLİ KÖYLÜLERİM
 
köyümüzün tarihi bilinmesede bizim atalarımızın köye yerleşmeleri tarihi kaynaklardan 1928 yılı olarak bilinen tarihtir. değerli ablalarım, Abilerim, kardeşlerim yukarıda hatıralar yazımdada belirtiğim gibi yaşanmış olaylar, yaşamış değerler bizle kalmayacak bizlerden sonrada devam edecektir. bizlerin görevi insanlarımız tarafımdan pek önemsenmeyen önemsesede kendi içerisinde paylaşan bazı değerlerin artık tüm toplumla paylaşılması gerektiğinin inancındayım, dedelerimizin, ninelerimizin, amca, hala, dayı,teyze kardeş ve bacı ahrete intikal eden tüm değerlerimizelimizde mevcut resim ve anılarını burdan paylaşıma açmak olacaktır. benim elime ulaşan 100 ün  üzeride resim AİLE ALBÜMLERİ "DEĞERLERİMİZ" sayfasında paylaşılmıştır. sizlerin göndereceği resim ve belgelerle bu sayfa dahada zenginleşecek belkide ilerde başka bir projeye dönüşecektir. sağ tarafta bulunan anketi doldurarak resimlerin ne şekilde paylaşılmasını belirliye bilirsiniz. sizlerin ilgi ve alakalarını bekliyor yönetim adına saygılarımı sunuyorum.

Hatıralar

Hatıralar, geçmişte kalmış fakat hafızaları süsleyen, unutulmayan yaşanmışlardır. Kimi zaman hayatımızın akışını, kimi zaman da hatırlandığında yüzümüzün şeklini değiştiren hatıralar yeri ve zamanı gelince de kadim dostlarla, sadık arkadaşlarla, bir mecliste veya bir aile ortamında paylaşılır.

Acısı vardır, tatlısı vardır hatıraların. Bazen tarifsiz bir özlem duyarız onu tekrar yaşamak için, bazen de “ah keşke…” diye hayıflanırız hatırladığımızda. Doğup büyüdüğümüz köyü,  çocukluğumuzu, gençliğimizi, bahar gelince buram buram kokan o güzelim dagı, çayırı tarlayı özleriz. yaşam dolu insanları, aklımız erdiğinide tanıdığımız o güzel yüzlü dostlarımızı

akrabalarımızı,  imece usulü yaptığı keçe dövmeyi, çayırda, tarlada tırpan çekmeyi, harman dövmeyi, ormana gitmeyi , bizi biz yapan değerleri, bize ikinci bir ana baba olarak kucak açan öğretmenlerimizi, okul arkadaşlarımızı, ilk aşkımızı, işe başlamamızı, evlenmemizi…

Hatıralar, yaşantımızın çiçekleridir, renkleridir. Solmazlar, eskimezler. Yıllar bu hatıralara yenilerini katarak büyürler, çocukluğumuzda tanıdığımız bizlerden birkaç kuşak büyük insanları düşünüyorum da onlardan parmakla
sayılacak kadar insan kaldığını fark ediyorum,çok değerli dedemiz, amicamız, abimiz, ablamız, Allah hepsine rahmet etsin mekanları cennet olsun, insanlarımız hep yaptıkları iyiliklerle, insan i tavırlarıyla, toplumla birlikte yaşanış ve tarzlarıyla hatırlanırlar  iyiliklerle, güzelliklerle bezemeye çalışırsak elbette ki ileride dostlarımıza,arkadaşlarımıza gururla anlatacak güzelliklerimiz olur. O nedenle hayat yolunun kilometre taşlarını iyiliklerle güzelliklerle bezeyelim ki ileride ben bunu yaptım diyebilelim…Ya! Bir de hatırlanmak var tabii; eş, dost, yaren tarafından. Tatlı, hatırlanmaya gerek kılacak güzellikler bırakırsanız arkanızda yeri ve zamanı gelince: “Ne iyi insandı, bir gün…” diye başlanılır söze; sonra da sizinle ilgili bir olay veya durum anlatılır. İşte, bir başkası, bir mecliste sizinle ilgili bir güzelliği anlatmaya başlayınca siz de bıraktığınız güzelliklerin meyvelerini toplamaya başlarsınız.Yaşananları okuyan insanlar aynı yanlışlara düşmemek konusunda iyi bir bilgi birikimine sahip olurlar; bu onları hata yapmaktan kurtarır.Aslında bugün değersiz gibi gördüğümüz, pek çok şey ileriki yıllarda bizler için veya bizi daha yakından tanımak isteyenler için önemli olabilir. O nedenle insanların hatıralarını yazması güzeldir. Hele de günlük tutmak… Çok daha güzel bir haslettir günü gününe önemli bulduklarımızı kayıt altına almamız. 

“Dostlarla yolların bir bir ayrıldığı günlerde yalnızlığımızın paylaşılmasını; hatıraların yabancı gelmediği sıcak bir dünyanızın olmasını istiyorsanız siz, siz olun hayat yolunuzun kilometre taşlarını iyiliklerle, güzelliklerle bezeyin. Bezeyin ki yaşadığınız sürece yalnızlığınızı paylaşabilen birileri bulunsun. Bezeyin ki sizin bulunmadığınız veya bulunamadığınız meclislerde hayırla anılasınız.

Siz değerli köylülerime Merhum Zikri AVŞAR’ın 1986 yılında köye gittiğinde yazmış olduğu bir şiirde köyün durumunu nasıl anlatmış şiirini okuyarak kendisini yad edelim

Her tarafın karlar örtmüş

Ak sakallı benim köyüm

Yaşlı çamlar belin bükmüş

Yorgun halli benim köyüm

Gençlik çekilmiş şehire

Sular akmıyor nehire

Koyunlar gitmez çayıra

Çok zavallı benim köyüm

Hanı babam nerde anam

Yıkılmış doğduğum binam

Avşar’ım nasıl dayanam

Hanı yağlı ballı köyüm

Sizlerden çok uzun zamandır köyle ilgili geçmişinizi anlatılan sözlü veya  yazılı olarak elinzde bulunan maneviyeti olan bilgi ve belge istemekteyiz, bunları istememizdeki gaye yeleçli köyünde doğup büyüyen insanlar olarak bizden sonraki nesillere biz ve bizlerden önce yaşamış dost ve akrabalarını, köylülerini daha iyi tanımasını sağlayarak bizlerden bir miras bırakmak, ama ne hikmetse aradan bir yıl geçmesine rağmen bir nokta dahı alamadık, lafa gelince mangalda kül bırakmayan kardeşlerimiz maalesef çok üzülerek söylüyorum ki icraatta yoklar.

 



436 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam9
Toplam Ziyaret90952

   

 

ankara yeleçli spor
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.26368.2967
Euro9.95069.9905
IGT GLOBAL
Takvim