1) Erken Dönemler ve Urartu Çağı
Yukarı Kura Havzası ve Ardahan çevresine ilişkin tarihî süreç, yazılı kaynaklarda daha görünür hâle gelmesi bakımından özellikle Urartu Devleti dönemiyle birlikte belirginleşmektedir. Bazı kaynaklarda, Van Gölü çevresinde güçlü bir devlet kuran ve çivi yazısını kullanan bu siyasi yapılanmanın Asur kaynaklarında “Urartu” adıyla geçtiği ifade edilir. Urartuların dinî terminolojisinde ise baş tanrı üzerinden farklı adlandırmalara yer verildiği bilinmektedir.
Urartu Kralı II. Sarduri (MÖ 753–735), Çıldır Gölü’nün güneybatısında Taşköprü Köyü yakınlarında yer alan kaya yazıtında, bölgenin fethine ve çevredeki yerel beyliklerle ilişkisine dair bilgiler aktarır. Aynı döneme ait başka metinlerde de Çoruh Havzası ve çevresindeki topluluklara yönelik seferlerden bahsedildiği görülür.
2) Kimmerler, Saka/İskit Dönemi ve Kafkasya Etkileşimi
Bölgenin antik çağ tarihi; Kafkasya geçitleri üzerinden gerçekleşen nüfus hareketleri, bozkır topluluklarının göçleri ve yerel siyasi oluşumlarla kurulan ilişkiler açısından değerlendirilmektedir. Bazı tarih anlatımlarında Kimmerler ve Saka/İskit topluluklarının bölgeye etkisi vurgulanır; bu dönemin Ardahan ve çevresinde kültürel, demografik ve siyasi izler bıraktığı ifade edilir.
Öte yandan, Kimmerler ve İskitlerle ilgili etnik köken ve “doğrudan Türk” nitelendirmeleri, literatürde farklı görüşler barındıran bir konudur. Kurumsal metinlerde bu tür yaklaşımların kesin hüküm yerine “çeşitli görüşler” çerçevesinde sunulması daha uygun olacaktır.
3) Osmanlı Dönemi
Ardahan’ın Osmanlı idaresine dâhil oluşu, 16. yüzyıl ortalarından itibaren idari kayıtlar ve tahrir defterleri üzerinden takip edilebilmektedir. Dönem kayıtlarında Ardahan’ın sancak statüsünde anıldığı; sancak teşkilatının oluşumu, atamalar ve tahrir uygulamalarının zaman içinde sistemli biçimde yürütüldüğü görülür.
Bu süreçte:
-
Ardahan’ın sancak olarak teşkilatlanması,
-
Tahrir kayıtlarıyla dirliklerin düzenlenmesi,
-
Bazı nahiyelerin idari bağlanma ilişkileri,
kurumsal belgelerde yer almaktadır.
Ayrıca Ardahan Kalesi’nin 16. yüzyıl ikinci yarısında kapsamlı şekilde inşa/ihya edilerek bugünkü görünümüne yaklaştığı; kale içinde önemli kamu yapılarının (cami vb.) zamanla oluşturulduğu; sonraki yüzyıllarda ise onarımlarla işlevini sürdürdüğü anlaşılmaktadır.
4) 18. Yüzyılda Ardahan ve Çıldır Eyaleti Düzeni
-
yüzyılda Ardahan ve çevresi, dönem dönem Çıldır Eyaleti ve alt idari birimler kapsamında değerlendirilmiş; sancak ve nahiye düzenlemeleri çeşitli Osmanlı kaynaklarında yer almıştır. Bu kaynaklarda Ardahan’ın “Büyük Ardahan” ve “Küçük Ardahan (Göle)” gibi adlandırmalarla geçtiği görülmektedir. Aynı döneme ilişkin seyahatname ve idarî yazışmalar, bölgenin yerleşim yapısı, iklimi, üretim faaliyetleri ve toplumsal özelliklerine dair nitel gözlemler de içerir.
5) 19. Yüzyıl: Rusya ile Savaşlar ve İşgaller
-
yüzyıl, Ardahan açısından Osmanlı–Rus rekabetinin yoğunlaştığı bir dönemdir. Bölge, sınır hattında bulunması nedeniyle askeri hareketlilikten doğrudan etkilenmiştir.
Öne çıkan başlıklar:
-
1828–1829 Osmanlı–Rus Savaşı: Ardahan’ın işgali ve Edirne Antlaşması sonrasında bölgesel düzenlemeler
-
1855–1856 dönemi: Kırım Savaşı bağlamında Ardahan’ın tekrar işgale uğraması ve Paris Antlaşması ile boşaltılması
-
1877–1878 (93 Harbi): Ardahan’ın yeniden işgali; savaş sonrası anlaşmalarla bölgenin uzun süre Rus yönetiminde kalması
Bu dönemde kalelerin önem kaybetmesiyle birlikte tabyalar (tahkimli savunma yapıları) öne çıkmış; Ardahan çevresinde stratejik noktalara tabyalar inşa edilerek savunma düzeni güçlendirilmeye çalışılmıştır.
6) 1878–1918: Rus Yönetimi Dönemi ve Toplumsal Etkiler
1878 sonrasında Ardahan’ın Rus yönetiminde kaldığı dönem, idari düzenlemeler, sınır uygulamaları ve sosyal-ekonomik dönüşümler açısından önemli sonuçlar doğurmuştur. Dönemin kaynaklarında kuraklık, kıtlık ve hayvan hastalıkları gibi afetlerin toplumsal hayata etkileri de yer almaktadır.
7) Cumhuriyet’e Giden Süreç: 1914–1921 Dönemi ve Kurtuluş
I. Dünya Savaşı yılları, bölgedeki askeri hareketliliğin ve güvenlik sorunlarının arttığı; nüfus hareketleri ve sivil yaşamın ağır şekilde etkilendiği bir dönem olmuştur. Bu süreçte Ardahan, kısa süreli el değiştirmelere sahne olmuş; Sarıkamış Harekâtı bağlamındaki gelişmeler bölgeyi doğrudan etkilemiştir.
Mütareke sonrası dönemde ise yerel örgütlenmeler ve kongreler; Kars merkezli yapılanmalarla birlikte bölgenin siyasal geleceğine ilişkin tartışmaların önemli parçaları olmuştur.
Metinde “Kurtuluş” başlığı altında verilen tarih, kurum metinlerinde net tarih ve kaynak standardı ile sunulmalı; farklı anlatımlar bulunabileceği için tarih ifadesi belge temelli hale getirilmelidir.