yardımlaşma ve dayanışma hk.
Değerli köylülerimz, sevgili üyelerimiz!
Derneğimizin 7. Seçimli olağan genel kurulunu 28.03.2026 cumaresi günü gerçekleştirdik gönül isterdiki
Ankara’da ikamet eden üyelerimiz genel kuruldaki yerlerini alsın, dernek yönetimi için aday veya adaylar
çıkarılsın maalesef katılım açısından çok üzüldük bizler derneğin bir adım daha ileri nasıl götüre biliriz
mücadelesini yaparken üyelerimizin bu kadar duyarsız kalması bizlerim motivasyonunu düşürüyor, morelmen
çökertiyor, ilerisi için iyimser olamıyoruz. Derneğin kurulmasının amacını çok gerisinde kalarak toplumsal
birliktelik sağlayamıyoruz, yapılması düşünülen faaliyetleri genellikle sosyal medya facebook veya mesaj
yoluyla genelllikle de whatsapp da gruplardan paylaşarak sadece üyelerimize değil tüm köylülerimize ulaşarak
bilgilendirmeye çalışıyoruz . buna rağmen katılım sayısı istediğimiz gibi olmuyıor.
Değerli köylülerin derneğin kurulmasındaki en önemli amac 1970 yıllardan başlayarak köyümüzün ekonomik ve
ya sosyal şartlar el vermediğinden köyden İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentlere göçler başlamış yaşamını
buralarda idame ettirmeye çalışmışlar, göçlerle birlikte köy nüfusu giderek azalırken kentlerde yaşayan
köylülerimizin nüfusu artmaya başlamış buda köyümüzün toplumsal ve kültür bağlarının zayıflanmasına zaman
içinde yok denecek seviyeye gelmesine sebep olmuştur. Sosyal ve kültürel bağların güçlenmesi kentlerde ve
köy de yaşayan insanlarımız arasında bir köprü görevi olarak hemşeri dernekleri kurularak bu misyonu
üstlenmişlerdir. Köylülerimizin çeşitli faaliyetlerle bir araya getirerek toplumsal ve sosyal dayanışmayı
güçlendirmek ve gençlerimizin birbiriyle tanışıp kaynaşmasını sağlamak ayrı ayrı memleketlerde yaşasalar dahi
aynı yörenin aynı köyün bir ferdi olduklarını benimsemelerini sağlamak öncelikli görevimiz olmasına rağmen bu
konuda maalesef istenilen seviyeye gelemedik. kalıplaşmış sülele içerisinde sıkışıp kalmışlar, şu andaki yaşam
şekilleri itibariyle gençler arasında akraba ilişkileri tamamen körleşmiş, köylüler arası ilişkiler bitme noktasına
gelmiş belli bir yaşını almış insanlar kabuğuna çekilmiş, gençler ise kendi arkadaş çevresiyle sınırlı kalmayı
tercih etmiş bir kısır döngü içerisinde yaşamaya devam etmeye çalışıyoruz, yönetim olarak bu kısır döngüyü
kırmaya çalışırken anne babalar daha da tutucu oluyorlar.yönetim olarak bu baskıyı kırmak için gençlik ve kadın
kolları kurduk, gençlerle daha genç arkadaşları muhatap ederek, kadınlarlada kadın kolları başkanımız muhatap
olarak, daha verimli sonuçlara alacağımız .
Dernek tüzüğüne uyma ve sadakat yükümlülüğü, Türk Medeni Kanunu (m.71) gereği her üyenin derneğe karşı
taşıdığı en temel hukuki sorumluluktur. Üyeler, derneğin amacına uygun davranmak, amacı gerçekleştirmeyi
zorlaştırıcı veya engelleyici davranışlardan kaçınmak ve tüzük hükümlerine titizlikle uymakla yükümlüdürler.
Amaç Birliği: Üyeler, derneğin tüzükte belirtilen amaçlarına sadık kalmalı ve bu amaçlar
doğrultusunda faaliyet göstermelidir.
Engelleyici Davranışlardan Kaçınma: Derneğin gelişmesini, faaliyetlerini veya itibarını zedeleyecek
her türlü eylem sadakat borcuna aykırılık teşkil eder.
Kararlara Uyma: Genel kurul ve yönetim kurulunun tüzüğe uygun olarak aldığı kararlara uymak
zorunludur.
Düzen ve Disiplin: Dernek içi huzuru ve düzeni bozacak davranışlardan kaçınmak, sadakat
yükümlülüğünün bir parçasıdır.
Aidat Borcu: Tüzükte belirtilen giriş ve yıllık aidatları zamanında ödemek, tüzüğe uyma borcunun mali
yansımasıdır.
Sosyal faaliyetler : Dernek tarafından organiza edilen tüm faaliyetler genel kurulun yönetime vermiş
olduğu görevler kapsamındadır. Sosyal faaliyetlerin önemi, üye veya üye olmayan tüm hemşerilerin
biraraya gelerek, sosyal yapıyı güçlendirmek, örf ve edatlarını pekiştirmek, gençleri biririni tanımalarını
ve kaynaşmalarını sağlamak, dost ve akrabalara karşı vazifelerimizi yerine getirmek, ihtiyaç
sahiplerinin ihtiyaçlarını gidermeye çalışmak hasta ziyaretleri yapmak , ölmüş dost ve hemşerilere
karşı son görevimizi yerine getirmek, imkanlar doğrultusunda cenaze sahiplerine yardımcı olmak ve
yüklerini hafifletmek.
Faaliyetler: Ankara’da değişik tarihlerde geniş katılımlı piknikler yapıldı, gençlere kahvaltı verilid,
Çanakkale gezisi , aileler arası yemek programı, iftar programı, birlik beraberlik dayanışma gecesi,
fedarasyon la her yıl ortak dayanışma gecesi, düzenli olarak ARDAHAN tanıtım günleri ve göle’nin
kurtuluş geceleri , daha da önemlisi Ankara ve İstanbul olarak bolu abant ta ayaklaşık 250 kişiyle çok
kapsamlı bir pragram yapılması
2026 faaliyet programı yakında açıklanacak üç program yapmayı hedefliyoruz bu programın biri
çok geniş kapsamlı birkaç ili kapsayacak şekilde bir dayanışma programı olması.
Dernek yeri : değerli üyelerimiz köylülerimiz dernek yeri almak sadece adres belli olsun diye değil
yönetimden istenilen faaliyetleri yapılacağı mekan olacaktır. Buna binayen mülkün alımı dernek için
çok önemli ve kaçınılmaz bir gerçektir. Yönetim kurulunuın taplanacak yeri yok basit bir toplantı
yapmak için köşe bucak gezerek yer arıyoruz. Bir cenaze oluyor binaların etrafına çadır kurmak için
yer arıyoruz, taziye verilecek yer yok, yemek verilecek yer sorun , bunların yanı sıra bir kardeşimiz
evlenecek nişan yapmak, bir evladımız sünnet olacak mekan sorun kardeşlerim bunların hepsini
gerçekleştire bileceğimiz bir mekana ihtiyacımız var Ankarada kurulu hemsehri derneklerinin %80 nin
iyi veya kötü bir mekanları var kardeşlerim bizimde dernek olarak köy olarak artık bir mülk almamız
önceliğimiz olmuştur elimizden geldiğince bu iş için gereken yardım ve bağışlarımızı yapalım ve bu işin
adını koyalım burda görev gençlere düşmektedir. Şimdiden yapılacak yardım ve bağışlarınız için
yönetim olarak teşekkür ederiz.
Değerli köylülerim cenaze sahiplerinin misafirlere sunduğu ikram (taziye yemeği)
Cenaze sahiplerinin, merasime katılanlara yemek vb. ikramlarda bulunması uygun mudur?
Bir yakınını kaybetmenin üzüntü ve sıkıntısı içinde olan cenaze sahiplerinin, taziye için gelen misafirlere yemek hazırlayıp sunması ilave bir telaş ve sıkıntıya sebep olacağından mekruh görülmüştür. (İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr,
2/240) Bunun yerine komşular veya yakınlarının, cenaze sahiplerine ve uzaktan gelenlere ikramda bulunmaları sünnettir. (Tirmizî, Cenâiz, 21 [998])
Cenaze sahiplerinin mezarlıkta veya evde helva, ekmek gibi şeyler dağıtmalarının ise dinî bir dayanağı yoktur. Dinî bir gereklilik olarak görmeden yapılmasında bir sakınca olmayacağı söylenebilirse de bu tür uygulamaların kısa süre sonra cenazeyle ilgili bir dinî hüküm olarak algılanması tehlikesi bulunmaktadır.Dolayısıyla bu ikramlar dinî bir zorunluluk olarak yapılırsa, bid’at ve hurafe sayılır.
Din İşleri Yüksek Kurulu 12.07.2017
Yukarıda din işleri yüksek kurulunun bu konuyla ilgili mesajı çok açık, verilen yemeğin dinimize göre
mekruh olduğu açıkça belirtiliyor, bizim ahlaki ve görgü kurallarımızda bu yönde hiçbir zaman cenaze
evinde yemek pişmediği, yemeklerin üç gün boyunca akraba ve komşular tarafından getirilerek cenaze
sahiplerini acısına bir nebze mehlem olunuyordu, büyük şehirlerde ve günümüz köy’dede maalesef dini
kurallar ve örf ve adetlerimiz ber taraf edilmiş gözüküyor eğer dernek yeri alınırsa yemek dernek
tarafından karşılanacağı için bu sorunda gündemimizde olmayacaktır. Bu konu gerçekten çok önemli
bu konuyuda düşünerek mülk konusunda biraz daha hassas davranalım.
Engin SANCAR
Dernek başkanı
YÖNETİM KURULU
Engin SANCAR
Envar Muratoğlu
Bülent AVŞAR
Hqkim DEMİRCİ
Sema YILMAZ
İlker KAYA
DENETLEME KURUL
Güray AVŞAR
Reşat ÇELİK